Fotogram.org - Fotoğraf Adına Ne Varsa

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfMükemmel 

Gaziantep : Güneydoğu Anadolu’nun Nazlı Kızı

AddThis Social Bookmark Button

İpek yolunun üzerinden geçtiği Güneydoğu Anadolu’nun nazlı kızı’ dır Gaziantep. Bölge de yaşayan yerlilerin değimiyle Ayıntap yada şuanda ki Antep. Paleontolik çağ’dan beri birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan bu eski  kent bugün adeta Güneydoğu Anadolu’nun başkenti konumuna geçmiştir. Bölge nüfusunu daha çok Kürtler, Aleviler, Araplar, Sünniler  paylaşmaktadır. Bu insan mozağinin nüfüsa yansımasının dışında kültüre, örf ve adetlere, o zengin Antep mutfağına uğraması ile Güzelliklerine güzellik katıyor.

Kendinize bir iyilik yapın ve Gaziantep’ in o gizemli buram buram Anadolu, tarih kokan sokaklarında kaybolun. İnanın hava kararmadan günün nasıl geçtiğini anlayamayacaksınız. Önce Gaziantep’in daha doğrusu Türkiye’nin En büyük parkı olan 100.Yıl parkına atın kendinizi. Kuş sesleri içerisinde gözlerinizi kapatın ve ruhunuzun nasıl dinlendiğini fark edin. Oradan da yine Türkiye - Ortadoğu ve Balkanların en büyük; Dünya’ nın ise 6. en büyük hayvanat bahçesi olan Gaziantep hayvanat bahçesi gitmenizi tavsiye ederim.

Bu kadar doğa gezisinden sonra sanırım artık biraz da şehrin gezdikçe içinize dolan tarihini keşfetmek lazım diye düşünerekten kendimi Gaziantep kalesinde buluyorum. Kale kentin tam merkezinde bulunuyor. Türkiye’ de ayakta kalabilen kalelerin en güzel örneklerinden biri. Gerek ihtişamı ve heybetiyle, sır gibi sakladığı tarihi tam olarak hangi dönemde yapıldığı yapılan arkeolojik kazılardan sonra bilgi vermiştir. Roma döneminde gözetleme kulesi olarak yapılan bu kale bu eski şehre hala ne kadar sağlam olduğunu kanıtlamak istercesine şehrin tam ortasında dimdik ayakta durmaktadır.

Sırtımı kaleye vererek yol almaya başlıyorum. Şehrin olmazsa olmazı Arkeoloji ve Zeugma müzesinde alıyorum soluğu. İçimi birden büyük bir heyecan kaplıyor. Yüzyıllar önce yapılmış mozaikler ile  2012 yılında karşılaşmanın heyecanı tarifsiz bir şekilde sarıyor bedenimi. Bir arkeolog eşliğinde gezmeye başlıyorum Gaziantep Arkeoloji müzesini. 1944 yılında Cumhuriyetin  ilk arkeologlarından Sebahattin Göğüş tarafından kurulmuş. Ek binasın da Zeugma antik kentinden çıkan mozaik panolar, heykeller, steller bulunmakta. Zeugma  Nizip ilçesi’ nin 10 km uzaklığında olan Belkıs dağı’ nın eteklerinde bulunmakta. Büyük İskender’in generallerinden Selevkos tarafından kurulmuştur. Yapılan kazı çalışmalarında burada şehrin villa ve çarşılarının bulunduğu ortaya çıkmıştır. Henüz kazılmayı bekleyen şehrin kalan bölümünün ise açık hava müzesi olması planlanmaktadır.

Bu eşsiz tarih kokan kenti gezmeye devam ederken acıktığımı hissediyorum. Gaziantep’in yada buradaki yerlilerin deyişiyle Ayıntap’ ın yemeklerini yemek üzere kendimi çarşı da buluyorum. Çeşitli kültürlerin buluşması ile zengin bir mutfağı olan Gaziantep mutfağı bizlere tam 252 çeşit yemek türü sunuyor. Hal böyle olunca da seçim yapmak hayli zor oluyor. Ama akla ilk gelen o Gaziantep kebabını yerinde yemeden olmaz diye düşünerek Antep’in mutfağının sultanı olan kebap siparişimi hemen veriyorum. Antep mutfağı nine’ den torununa titizlikle öğretilen keşfedilmeyi bekleyen bir mutfak diyor kebapustası. Bu şehirde kadınların bile kebap ustası olduğuna şaşırmam o an’da geçiyor. Ardından Anadolu kadının ikram ettiği bol şerbetli baklava ve yine buraya özgü gül şerbetini de yudumladıktan sonra teşekkür edip ayrılıyorum bu güzel yemekleri olan sıcak insanların yanından.

Kenti gezerken özellikle kalenin etrafında bulunan bakırcılar ve az ileride ki bakırcılar çarşısı görselliği ve güzelliği ile dikkat çekiyor. Orijinal ve kullanışlı bakır malzemeleri görebilir ve aya satın alabilirsiniz. Bunun yanında aynı zaman da bakırcılar çarşısında Telkari (El ile gümüş örme) sanatının yapıldığı dükkanlardan ürünler satın alabilir yada fotoğrafta çekebilirsiniz. Az daha ileride baharatçılar çarşısından el yapımı baharatları alıp Antep’in o güzelim lezzetini bir nebzede olsa eve getirebilirsiniz.

Bir keşfimin yine sonuna geldiğimi hissediyorum. İçimde buradan ayrılmanın burukluğu var. Beynimde, gördüğüm güzellikler ile en kısa zamanda tekrar gelmeyi umut ederek ayrılıyorum bu Nazlı kız’ dan. Gaziantep; gezmek, görmek, keşfetmek, yemek ve fotoğrafçıların mutlak rotası konumunda.

 

Yazı: Nilgün Tokyay

Fotoğraflar: Ahmet Tokyay

Yorum ekle


Güvenlik kodu


Yenile