Fotogram.org - Fotoğraf Adına Ne Varsa

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 12
ZayıfMükemmel 

AHMET TOKYAY

AddThis Social Bookmark Button

Sanat mıdır Fotoğraf ?

Fotoğraf, icadından bugüne kadar pek çok konunun tartışmasında ve tarihi değiştirme sürecinde büyük rol oynamıştır. Gravür sanatçıları, ressamlar parasız kalarak zor geçinir olmuş fakat daha sonra çoğu en iyi ve en çok para kazanan fotoğrafçılar olarak tarihe geçmişlerdir. Fakat buna rağmen kazandığını tekrar kaybederek eski hayatına  dönenler de olmuştur.  Yani fotoğraf nefes almak adına yaşayanları hayallerinden daha fazla zengin yapmış lüks bir hayat sunmuş onlara. Bazılarının da tüm varlıklarını elinden almış bu icat. Zaman olmuş kardeşi kardeşe kavgalı hale getirmiş.

Aslında tarihe bakarken pek çok şeyi bugün farklı boyutlarını yeniden görebilirsiniz. Yenen haklar,  mesleği uğruna aç gezen fotoğraf muhabirleri, ödenmeyen telif ücretleri ve daha pek çok konu gibi. Her biri tarihten günümüze tekerrür etmiş. Bugün ülkemize baktığımız zaman şunu gayet açık ve net görüyoruz. Biz ülke olarak hala fotoğrafta gerideyiz…

Belki mantıksal baktığımızda uygulayıcı birer birey olarak herkes çok iyi ancak fotoğraf kültürü olarak o kadar geride kalmışız ki Fransa’ nın fotoğrafın icadı olduğu zamanda yaşanan sıkıntıları biz bugün hala yaşamaktayız.

Toplumumuzun en kötü yanı makineyi eline alarak fotoğraf çekmeyi, onu bu işin ilmine ve kültürüne dokunmadan sunmayı başarı olarak ilan ederken, bazıları da bunun bilincinde olduğu halde pohpohlayarak sorunu daha da büyütmüştür. Oysa sorun aslında sadece bu değil, tüketim toplumunda sürekli yeni ürünler yelpazesi insanlara sunulurken bunun yanında eğitimin de bu ürünleri tüketmek kadar önemli olduğunun anlatılmaması da bir o kadar kötü.

Birkaç yıl öncesine baktığımızda fotoğraf eğitimi alabileceğiniz bir kurum, kuruluş, dernek sayısı çok az sayıda bulunmaktaydı.Fakat  bugün bu anlamda pek çok adres bulmanız mümkün. Fakat bunlardan bazıları tecrübeli ve alanında isim yapmış fotoğrafçılarla çalışırken, bazıları da sadece para kazanmak ve farklı amaçlar uğrunu bu işi yürütmekte. Bunun için gerçekten doğru kurumu ve eğitmenleri  seçmek çok önemli.

Mesela biz hala sanatı ve sanatçıyı ayırtedemiyoruz. Sanatçı olmayı çok kolay ve bayağı hale getiren başka bir toplum yoktur sanırım. Her eline tuval ve fırça olan nasıl ressam olmuyorsa, fotoğraf makinesi olan fotoğrafçı, sergi açan ya da yanına 3-5 kişi toplayana da sanatçı yakıştırması olamaz. Sanat; ona kendinizden birşeyler katabilmek, sadece para kazanmayı amaçlamadan üretmekle başlar. Bir duruşu, bakışı olan bir vasıftır. Geçmiş dönemde ki fotoğraf sanatçılarına baktığımız zaman herbiri birer ressam, gravür sanatçısı, karikatürist gibi özelliklerinin yanında pek çoğunun edebiyatçı gibi unvanları da bulunmakta. Bununla da yetinmeyip yaptıkları mesleği, hobiyi, sanatı daha üst seviyelere taşımak daha başarılı olmak hayallerini gerçekleştirmek adına icat da yapmaya çalışmışlardır. Bu uğurda servetlerini de kaybedenler servet de kazananlar olmuş. Onlar kendilerinde yıllar ile biriktirdikleri tecrübe ve birikimi yeni öğrendiği fotoğrafa katarak onu geliştirerek üretmeye devam etmişlerdir.

Tarihte ilk fotoğraf sanatçısı olan Nadar’a baktığımızda aynı zamanda karikatürist ve edebiyatçı. Parasız kaldığı için hiç istemeyerek de olsa fotoğraf çekmeye başlamış ve bir süre sonra Paris’in entellektüel ve burjuva kesiminin ilgi odağı olmuştur. Çektiği fotoğraflar, insanlarla kurduğu ilişkiler, hemen hemen her alana olan ilgisi ve bilgisi sayesinde yaptığı sohbetler, özellikle de insanların karakterini yansıtan fotoğraflar çekmesiyle beraber kar amacı gütmemesi yapıtlarının sanat yapıtı olarak kabul edilmesine yol açmış ve kendisini de fotoğraf sanatçısı olarak anılmasına neden olmuştur. Bütün bunların yanında ilklere de imza atarak fotoğraf uğruna çekim yaptığı sırada kaza geçirerek ölümden dönmüştür. Nadar, fotoğraf alanında çığır açan ilklerden biridir. Havadan fotoğrafın öncüsü olmuştur. (Balonla çekim yaptığı sırada kaza geçirmiş ölümden dönmüştür.) Ayrıca yine Nadar sayesinde askeri alanda büyük gelişmeler yaşanmıştır. Bir dönem fotoğrafı bıraktıktan sonra tekrar başlamasının ardından kardeşi ile ayrı düşerek mahkemelik olmuş fakat davayı kazanmıştır.

Fotoğrafta sadece varolan konuyu çekiyorsanız o zaman fotoğrafçı olursunuz. Eğer bunun yanında kendinizden de bir şeyler katıyor (duygu, ışık, estetik), üretiyorsanız o zaman sanata giden yoldasınız demektir. Fotoğraf: çekmek olduğu kadar aynı zamanda da hissetmektir.  İzleyiciye hissettiremedikten sonra çekilen fotoğraf sadece fotoğraf olarak kalır. Ama fotoğrafın çekildiği yerdeki yaşananları o an ki atmosferi ve duyguyu da aktarmayı başardığınız zaman izleyici de bunu hissedecek ve o zaman bu işin hakkını vermiş olacaksınız.

Aslında fotoğraf hala keşfedilmeyi bekleyen bir kültür. Ve bizler onu keşfederken doğruyu yada yanlışı sanırım zamanla öğreneceğiz.


YAZI: Ahmet TOKYAY