Fotogram.org - Fotoğraf Adına Ne Varsa

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 2
ZayıfMükemmel 

Weimar Cumhuriyeti’nden Günümüze Fotoğraf Ajanslarının Fotojurnalizme Katkıları

AddThis Social Bookmark Button

Kitap: Weimar Cumhuriyeti’nden Günümüze Fotoğraf Ajanslarının Fotojurnalizme Katkıları
Yazar: Dr. MERTER ORAL
Yayın Evi: e spa s Yayınları
Kapak Fotoğrafı: David Hurn / Magnum
Sayfa Sayısı: 136
Dr. Merter Oral’ın tez olarak hazırladığı “Weimar Cumhuriyeti’nden Günümüze Fotoğraf Ajanslarının Fotojurnalizme Katkıları” doktora tezi 1919-33 yılları arasında Almanya’da özgürlük, bilimsel ve sanatsal yaratıcılık, devrim ve sonrasında siyasi karmaşalarla açıklanabilecek Weimar Cumhuriyeti döneminde açılmıştır ilk ve önemli fotoğraf ajansları. Başta DEPHOT olmak üzere birçok fotoğraf ajansı bugünkü çağdaş fotojurnalizmin temelini oluşturmuşlardı. Dr. Oral, bu önemli tez çalışmasının ilk bölümünde I. Dünya Savaşı sonrasında Almanya’daki siyasal ve kültürel ortamı ve Weimar dönemi sinema ve fotoğraf sanatını inceliyor. İkinci bölümde Almanya’daki resimli haber dergilerini ve foto röportajın resimli haber dergilerindeki önemini, DEPHOT’un etkisini irdelerken üçüncü bölümde de Hitler dönemindeki Black Star’ın etkisini inceliyor. Bugün gazetelerde kullanılanların aksine, sanatsal kayıların da önde tutulduğu fotojurnalizmde neyin ne olduğuna dair kusursuz bir çalışma. Fotoğraf sanatının tarihe tanıklığını bir kez daha ispatlayan önemli bir kitap.

Kitabı detaylı olarak ele alacak olursak:

Birinci Bölüm; Modern Fotojurnalizm’ in doğduğu koşulları ele alıyor. Yine bu bölüm içerisinde de Weimar Cumhuriyeti’ni ele alırken, savaş sonrası alman ekonomisi, liberalizmi, kültür ve yaşamını incelemekte. Fotoğraf sergisi fuarları, sinemayı anlatarak Orta Avrupa’ da ki demografik dalgalanmalar, kültürel ortam, Avusturya, Macaristan İmparatorluğu’nun çöküşü, Macaristan’da ki fotografik yaşam, sanat akımlarını da ele alarak beraberindeki Sovyet sinemaları ve teknolojik yenilikleri de anlatmakta.

İkinci Bölüm; Fotojurnalizm’in kurumsallaşarak yeni dergilerin ortaya çıkması, bu anlamda en büyük üç dergi olan Arbeiter Illustrierte Zeitung, Berliner Illustirirte Zeitung ve Muncher Illustirirte Presse gibi yayınların ortaya çıkması. Ve dergilerdeki sayfalarda dinamizmi yaklamaya çalışan fotoğraf editörü Stefan Lorant’ı anlatıyor. Bununla birlikte foto röpörtaj, fotoğraf ajansları ve modern foto jurnalizmin önemli isimlerini de ele alarak dönemi oldukça güzel anlatmakta.

Üçüncü Bölüm; Geçmişten günümüze fotoğraf ajanslarının durumu konumu ve kuruluşlarını ele alıyor. Örneğin, Black Star’ın doğuşu ve sonrasında ortaya çıkan ajanslar, göçmen fotojurnalistlerin bir araya gelerek oluşturdukları oluşumlar, uyum içerisinde yaşamaları, çalışma şekillerini anlatmakta, Ajansların dergilerle ilişkileri, Magnum Ajansı’nın kuruluşu, fotoğrafçısının kimliği ve Magnum gözüne kadar fotoğraf ajanslarını oldukça detaylı anlatmakta.

Son olarak ise günümüz fotoğraf ajansları ve bunlardan en önemlerinden biri SİPA ajansı ile beraberinde kurucusu Gökşin Sipahioğlu ve misyonundan, sayısal teknolojinin fotoğrafa girmesinin ardına yaşananları fotojurnalizmdeki etik sorunları anlatmakta.