Fotogram.org - Fotoğraf Adına Ne Varsa

E-posta Yazdır PDF
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 11
ZayıfMükemmel 

AHMET TOKYAY

AddThis Social Bookmark Button

Spor Foto Muhabirliği

Foto muhabirlik basın sektörünün omurgasıdır.

Bir konu ile ilgili eğer bir gerçeklik ya da kanıt istiyorsanız mutlaka fotoğrafını görmek istersiniz. Çünkü bir haberin gerçekliği çekilen fotoğraflarla kanıtlanır. Haber fotoğrafçılığında çoğu zaman bir haberi haber yapan çekilen fotoğraftır. Gazeteci ustalarımızdan öğrendiğim bir şey var. O da “haberin 4’te 3’ünü fotoğraf anlatmalıdır. O fotoğraf başarılı fotoğraftır”.

Basın foto muhabirliğinin bugün yaşadığı sıkıntıları ilerleyen dönemlerde anlatacağım. Ancak içinde daha çok yoğun olarak yaşadığım ve gözlemlediğim “Spor foto muhabirliğini” sizlerle paylaşmak istiyorum.

Spor foto muhabirliği basın sektörünün en çok ilgi toplayan ve izlenilen bölümünü oluşturmakta. Çünkü yaşadığımız dünyada insanların ilgisini ve dikkatini çeken, her daim spor olmuştur. Savaşların bile belirleyicisi konumundadır.

Bir erkek için; toplumun genelini ele alırsak, gazetelerde ve internet sayfalarında ilk olarak bakılan spordur. Toplumların her bir bireyi mutlaka takım tutmakta ve taraftarı olduğu takımın oyuncularını, takımını, onunla ilgili yazıları okurkende mutlaka fotoğrafını görmek ister.

Teknolojinin hızlı gelişmesi sayesinde karşılaşmalar muhabirler tarafından dakika dakika aktarılırken, işin en ağır yükünü omuzlarında taşıyan spor foto muhabirleri, hızlı teknoloji sayesinde çektikleri kareleri dakikası dakikasına izleyicilere sunmaya çalışırlar.

Foto Muhabirliği Ağır Yük
Bakıldığı zaman fotoğrafı sadece deklanşöre basmak ve çekmek gibi görünse de işin arkasında bu işi yapan kişi için öyle demek değildir. Bulunduğu alanda fotoğrafı çeken foto muhabir için sadece o an deklanşöre basmak, yaşadıkları bilgi birikimi, tecrübeler, bunun yanında kaçırdığı kareler ve pişmanlıkları vardır. Foto muhabirinin yükü her daim ağırdır. Bu sadece çekmek zorunda olduğu kareler değil o çekeceği fotoğraf karesi için taşıdığı malzemeler de oldukça ağırdır. Gelişen teknolojiye rağmen bu yük her geçen gün hafiflemesi gerekirken, aslında bir o kadar da ağırlaşmaktadır. Özellikle spor foto muhabirleri, bir futbol karşılaşmasına giderken çantalarında ortalama 30 kilograma yakın yük taşımakta. Bu da işin sadece psikolojik değil, aynı zamanda bedensel yorgunluğunu da düşünmemiz gerektiğini bize göstermektedir.

Spor foto muhabirleri için işin zor yanlarından biri de yağmur, çamur, kar ve güneş demeden genellikle oldukları yerde sabit kalarak oradaki hava şartlarına, ortamın durumuna rağmen en iyi kareyi yakalamaya çalışmalarıdır. Onların yaşadıkları zorlu anlarda en iyi fotoğraf karesi için savaşmalarına bir de orada bulunan diğer foto muhabirinden daha iyi olmak zorunda olmaları, iş yüklerine bir ağırlık daha katmaktadır. Burada devreye yılların tecrübesi ve şansı girer. Bu bazen işe yarar bazen de yaramaz. Ancak tüm bunlara rağmen, bütün bunlardan sonra yaşanılan zevkin tarifi ise foto muhabirliğidir.

Spor foto muhabirliğinde muhakkak teknolojinin gelişmesinin çok büyük faydası olmuştur. Bu sadece spor foto muhabirliği değil foto muhabirliğinin tüm alanlarını kapsamaktadır. Teknoloji sayesinde hız ve makinelerdeki görüntülerin kalitesi artmış, beraberinde gelişen programlar sayesinde de fotoğraflardaki hata oranları daha fazla giderilmiştir. Bazı foto muhabirlerin de asla onaylamadığımız olaylar yaşanmaktadır.

Örneğin; futbol karşılaşması çekiyoruz. Çok hareketli, mücadeleci bir fotoğraf karesi çektik. Fakat bu karede top yok. İşte bu noktada bazı foto muhabiri arkadaşlarımız duruma müdahale ederek oraya photoshop programının da yardımıyla fotoğrafta hile yaparak top ekliyorlar. Tabi bunu onaylamıyoruz. Ancak bu da var olan gerçeklikler arasında. Bazı saygın kurumlarda bu durum fark edildiği takdirde işine son verilen foto muhabirleri örnekleri de vardır.

Gazete Sayfalarında Spor Fotoğrafları
Günümüzde bu konuda biraz gerilerde kalmış durumundayız. Ülkemizde daha çok sayfa yapımı konusunda sayfaya göre fotoğraf seçimi her daim meşhur olmuştur. Anadolu’da (taşra) yayınlanan yerel gazetelerde de, ulusal yayın yapan gazete sayfalarında da bu yöntem uygulanmaktadır. Bu yüzden çok iyi bir fotoğraf karesi sayfada ölmekte-öldürülmektedir.  Aslında sorunlar sadece bununla da kalmıyor. Fotoğraf seçimlerini hala sayfa mizanpajcıları yapmakta ve yaptırılmaktadır. Bütün bu sorunların yüküne rağmen basın fotoğrafçılığı bugün iyi bir durumda bile diyebiliriz. Bu da foto muhabirlerinin özverili çalışmaları ve yetenekleri sayesinde olduğu görülmektedir. Ülkemizde her ne kadar bazı şartlar kötüde olsada foto muhabirleri yetenekli ve çalışkandır.

Her bir tecrübeli foto muhabir çoğu kez işten çıkartılma ile yüz yüze kalmıştır. Zaman zaman foto muhabirleri tecrübesini,  yıllarını bir kenara bırakarak aldığı ücretten daha ucuza çalışmak durumunda kalmıştır. Çünkü piyasada iş bulmak her geçen gün daha da zorlaşmakta, işçi sayısı daha da azalmakta buna karşılık iş yükü de her daim artmaktadır. Patronlarda bu durumu bildikleri için kendi avantajlarına kullanmaya çalışmaktadır. Foto muhabirliği içinde en ağır yükü olan spor muhabirliğinde bu durum daha fazladır. Sürekli seyahatler ve taşınan yük beraberinde az ücretle çalışanların sırtında kambur olarak devam etmekte ve yükü her an daha da fazla artmaktadır. Bazı kurumlar olayı o kadar abartmıştır ki, az ücret verdiği çalışanlarını daha çok yurt dışı seyahatine göndermektedir. Çünkü yurtdışına giden foto muhabiri harcırah almaktadır. Bunu da fatura olarak beyan etmek durumunda değildir. Artık bazı büyük kurum ve kuruluşlar bile bu durumu kullanmaktadır.

İş sadece bununla da kalmıyor. Spor foto muhabirleri sürekli seyahat ettikleri için sosyal yaşantılarından ve ailelerinden de her an uzak kalmaktalar. Oysaki bu meslek kendini yenilemek ve geliştirmek ister. Bu da sosyal yaşantıdan geçer. Fakat ülkemizde bu durum bu şekildedir. Avrupa’ya yüzümüzü döndüğümüzde şartlar daha başka ve pek çok yerde şaşırılacak derecede farklıdır.

Sonuç
Kısacası bugün şöyle bir baktığımızda ne foto muhabirinin durumu ne de spor foto muhabirinin durumu hiç iyi değildir. Her geçen gün daha iyi sonuçlar bekleyen işverenler-kurumlar-kuruluşlar işçilerinin-çalışanlarının omuzlarındaki yükü sürekli arttırarak insanları kullanmakta bununla beraberde elde ettiği 1 liralık kazancı bile kar olarak görmektedir.

www.fotopya.com.tr'de yayınlanan yazımdan.

Yazı ve Fotoğraf: Ahmet Tokyay